« Önceki | Sonraki »

28/7/2006

knidos nasıl gezilir 4 .. knidos kadınları..

bugün.. knidos kadınları anlatılacak..

 

yarımadada hala biraz kadın egemen bir hal var zaten.. bunu eski datça evlerini gezerken de hissettim..

ama antik çağda iki önemli kadın.. Afrodit ve Demeter den bahsedeceğiz..biri aşk ve güzellik ikincisi bereket ve aile simgesi..

Afrodit şehrin tarihe geçmesinde.. önem taşıyor..

 

Knidos'lular.. Afrodit'e taparlardı..''İyi seyirler Tanrıçası'' derledi ona..


Afrodit mabeti.. iki limanı tepeden görür şekilde yuvarlak olarak inşa edilmiş..limanlardan söz ettik zaten.. tepeye çıkıp yüzünü denize dönünce.. biri sağda (kuzeyde) biri solda (güneyde) kalıyor..
deve boynundan (iki limanın arasından) yukarı gelen sütunlu yol .. beyaz mermerlerden yapılmış
( marmarisin süt beyaz mermeri meşhurdur bilirsiniz.. demek o zamanlar da bilinirmiş..) kızım size yol göstersin

 

 

tapınak dedik ya yuvarlak .. aşağıda bir örneği var hayal edin denizden gelirken nasıl görünür..=))

 


etrafı kalp şeklinde sütunlarla çevrilmiş ve tam ortasına da Afrodit heykeli konulmuş ..Afrodit (Venüs diye de bilinir..) aşk ve güzellik tanrıçası..hani denizin köpüklerinden bir midye kabuğu içinde Kıbrıs sahillerine vuran tanrıça) ama  heykelin  hikayesi önemli.. Praksiteles o dönemin en ünlü heykeltraşı..iki heykel yapmış.. biri çıplak..bir giyinik..

 

 


heykele model olarak kendi sevgilisi mi?? yoksa saray kadınlarından birini mi kullandığı tartışmalı..kadın sudan çıkan biri gibi görüntülenmiş.. ve sağ eli hafifçe öne dönüp.. kendini gözlerden saklıyor.. diğer elinde de bir havlu.. hani banyodan çıkmış.. tam örtünecekken içeri izinsiz dalan biri olmuş gibi .. hafif ürkek bir görüntüsü var.. bu o zaman kadar yapılan ilk çıplak kadın heykeli.. o zamana kadar sadece erkekler çıplak olarak heykelleştirilirmiş..
sonrasında yüzlerce benzeri yapılacak olan ilk çıplak kadın heykeli.. birçok şehir bu heykeli satın almayı reddetmiş.. o dönemde tapınak kült heykellerinin sırtları duvara yapışık olurmuş ve  tapınağın dip ve karanlık kısmına yerleştirilirlermiş.. ama Knidoslular bu çıplak Afrodit'i alıp tapınağın ortasına koymuşlar.. iyi de yapmışlar.. antik çağdaki turizm pek hareketlenmiş bu heykel yüzünden.. şehir heykeli görmeye gelenler sayesinde dolup taşmış..özellikle bu heykeli görmek için - hacca gider gibi-birçok gemici, gezgin, tarihçi, sanatçı, ve soylu Knidos'a geliyormuş.. her yerde adından söz edilir olmuş.. Pliny'ye göre.. dünyada yapılmış en güzel heykelmiş.. tapınak..denizden gelindiğinde hangi yönden gelinirse gelinsin görülebilirmiş..
bu heykel kayıp şimdi.. kimse yerini bilmiyor.. ama paraların üzerinde resimleri var..

                                                                                                                        

    

ve roma döneminden kalma kopyaları.Vatikan müzesinde böyle eski dönemden kalma bir kopyası var..eski bir kopyası var..
şimdi knidos'ta süren kazılar hep bu heykeli bulmak için sürdürülüyor.. ama bizans döneminde çok tanrılı dinlerin yok edilmeye başlandıkları..tapınakların kaldırıldığı dönemde..Constantinopolis'e getirildiği ve orda da bir yangında yok olduğu düşünülüyor..

 

                              


bu arada merak edenlere ek bilgi..giyinik olan heykeli Koslular almış ..

Afrodit heykeli ile ilgili eski bir gezi anı kaydı da var..

İ.S. 2. yüzyılda yaşamış olan Pseudo Lukian Erotes adlı kitabında bir seyahati esnasında arkadaşları ile Knidos'a da uğradığından bahsetmektedir: Knidos'a ulaştıktan sonra, önce Sostratos'un Sütunlu Galerisi'ni (okul..Stoa) geçip, etrafı izledikten sonra Aphrodite Tapınağı'na ulaştık. Burada rüzgar Aphrodite'nin kokusunu yaymaya başlar. Tapınağın tabanı ve etrafı değişik güzel kokulu bitki ve ağaçlarla doldurulmuş ve üstleri örtülmüştür. Asma çatıyı andıran bir gölgelik oluşturulmuştur. Özellikle tanrıçaya yakışır biçimde etrafı mersin, defne, çınar ve selvi ağaçları ile yeşillendirilmiştir. Tapınakta her bölüm sarmaşıklarla süslenmiş, etrafta üzüm salkımları ile dolu asmalar yer almıştır...

Zengin gölgeli ağaçların altında ziyaretçilerin oturup, dinlenip, şarap içtikleri rahat odalar ve dükkanlar bulunmaktadır. Buraya şehrin zengin ve kibar insanları pek nadir gelirken, daha çok aşağı sınıflardan olan insanlar ziyaret etmekte ve Aphrodite şenliklerinde keyiflerini bulmaktadırlar. Etrafı ve özellikle ağaçları izlemeye doyduktan sonra tapınağa girdik. Ortada Paros Adası mermerinden yapılmış tanrıçanın muhteşem yontusu duruyordu; kendisinden emin hafif açık dudakları ile gülümser gibiydi, üzerinde hiçbir giysisi yoktu. İnsan tanrıçanın tüm güzelliğini seyredebiliyor, sadece bir eliyle ayıbını utanır biçimde kapatıyordu. Yontucu Praxiteles beyaz, sert mermerden canlı ve çok güzel bir insan yaratmıştır. Buna hayranlık duymamak mümkün değildir... Charikles tanrıçaya doğru yürüdü ve tanrıçayı ıslak dudakları ile öpmeye başladı. Kallikratidas ise hiçbir şey söylemeden şaşkın ve sakin duruyor, Aphrodite'nin heykelini hayranlık ve şaşkınlıkla izliyordu. Aphrodite Tapınağı normal tapınaklardan farklı olup, ön ve arkada iki giriş kapısı bulunuyordu. Böylece isteyen tanrıçayı hem önden, hem de arkadan izleyebiliyordu. Biz de tanrıçayı tüm yönleri ile izlemek için arka kapıya gittik.... (çapkınların tanrıçası =))

antik çağdan gezi notu bu kadar..biz gezerken.. benim Afrodit.. (doğru söylüyorum..onun ruhu bir Afrodit.. bu tapınağı daha da güzelleştirdi..

 

 

tapınaktan aşağı manzara onu da etkilemiş olmalı ki pek düşünceliydi..

 

 

burda durup bana teşekkür edin.. ben olmasam.. bu konuda bütün öğreneceğiniz..aşağıdaki tabela kadar..

 

 

Knidos'taki ikinci önemli hetkel..  Demeter heykeli ..o da Praksiteles' e ait M.Ö.330 yılında yapılmış ..şimdi..yine bizim C. Newton tarafından aslanlarla beraber götürülmüş.. British Museum 'da.. evet..yine onlar..neyse ki bu pek yalnız değil..yanında tapınak başrahibesinin heykeli de gitmiş..yarenlik ederler..


müzeye kayıt tarihi 1859katalog no..London BM 1300..1.51 cm boyunda mermer heykel....
Demeter Afroditin tersine tepeden tırnağa giyimli..oturur şekilde heykele dönüşmüş..
 tutucu bir anne kılığında.. Demeter.. bereket ve tohumların tanriçası.. insanlara tohum alma ve
 ekin yetiştirmeyi öğrettiğine inanılıyor..böylece göçebe hayatı bırakarak yerleşik düzene tarım
 toplumuna geçebilmişler..
böylece Demeter planlı toplumun anası olmuş..

 


Zaten annelik figürü ağır basan bir tanrıça..Demeter..Zeusun kız kardeşi.. Bir kızı var..Persefone..bu kız  yer altı tanrısı tarafından kaçırılınca..Demeter toprağın altını üstüne getirmiş..kızını bulmak için.. o zaman da hiç ürün alınamamış..
bu yüzden Zeus..Hadese kızı bırakmasını söylemiş.. Hades de mecbur kalmış bırakmaya..ama eşine veda armağanı olarak büyülü bir nar vermiş.. narı yiyen Persefone her yılın üçte birini kocasıyla yer altında geçirmek zorunda hissetmiş kendini.

Demeter sadece kızı yanında olduğunda bitkilerin büyümesine ve ekin ve tohum alınmasına izin
veriyor..(ilkbahar..yaz..sonbahar..kışın..persefone kocasının yanına..size de meyve filan yok.. bu nedenle.. mevsimler de Demeter ile ilgili.. ne yaman bir anne.. ne yaman bir
 bahçevan..

Antik çağda hep oturan üzgün vir kadın olarak resmedilmiş.. Knidos'daki gibi.. meyveler (tarım)
ve fener (kızını aramak için) ile.. bereket ve kızını arayan anne timsali..

 

Dedim ya Knidos kadınları önemli.. biri cüretkar ve ilklerden kaçınmayan bir kadın.. diğeri öğretici yol gösterici..ama aileye ..kızına..sadık.. kimseye gerek duymadan kendi başına kızının peşine düşen..bu uğurda cezalar veren..ve aradığına ulaşmadan durmayan biri..

 

yıllardır defalarca..knidos'a gidip.. eski çağlar ile ilgili lise ve TV bilgilerimize dayanarak.. sadece.. o devirde bu taşları nasıl koymuşlar gibi.. saçma gözlemlerle.. doğanın manzaranın güzelliğini görüp.. döndüğüme..yanarım..

asırlar önce.. bizim yapamadığımız kadar düzenli bir toplumu kuran.. 1400 yıl sürdüren.. yer sarsıntıları şehri başlarına yıkmadan orayı terketmeyen..

akıllı ve düzenli bir toplumun izleri imiş orası.. büyük taşları yerine koyma becerisi dışında bir şey bu..

göçtükleri yerde..selçuklularla karışarak yaşamaya devam ettikleri söyleniyor..

kimbilir.. ege halkı ondan mı pek aydın pek keyifli bir halktır..hanımları değerlidir..  ataları karyalılar.. lelegler olduğu için mi.. geçmişte böylesi görkemli bir toplumdan geldiği için mi?? yoksa Demeter ve Afrodit hala oralarda hüküm sürdüğü için mi??

 

siz biraz düşünün bunu ben eski datça evleri Mehmet Ali Konağı ve değirmenleri hazırlayayım size..


http://www.gebekum.de/t/gd_t_009.htm
http://telipinu.tripod.com/ege/ark/knidos.htm

http://www.focusdergisi.com.tr/arkeoloji/00228/
http://www.mugla-turizm.gov.tr/tr/06610.asp
http://tr.wikipedia.org/wiki/Knidos
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=hippodamik+plan

http://www.arnika.com.tr/?sayfa=bolge_ege_datca
http://www.mugla.gov.tr/1/1419.asp

http://www.denizmagazin.com.tr/arsiv/arsiv/mart02/haberler/9.htm

http://members.tripod.com/datca/knidos.htm

http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~227@nvid~614140,00.asp
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: acilarparki | Tarih: 2006-07-29 09:44:10
    Konu: heheheh
    günaydınlar
    yok yok sen kesin kararlısın :p
    beni göndereceksin oraya :P
    ama yok inat ettim
    madem kadınların egemen olduğu bi yer gitmem ben :P
    vazcaydım....
    bu arada neden 1 tane iyinik heykel yapmışlarki :)
    oda götürülmüş zaten
    hep sansürlü heykeller kalmış :)
    bu arada resimlerdeki kızın galiba :)
    şapkası çok güzeldi

    Bağlantı »

  2. Yazan: sedencik | Tarih: 2006-07-29 02:47:57
    Konu: merhaba ...
    Irmak hanım hem düşünceli hemde yorgun gözüküyor...yoksa bu aralar benmi herkesi yorgun duruyor diye adlandırıyorum...bir daha knidosa gidecek olursam burdan çıktı alıp giderim :)...sevgiyle...

    Bağlantı »